NEJAT UYGUR’U KAYBETTİK

Başarılı Tiyatro sanatçısı Nejat Uygur  bir yıldan uzun süredir tedavi görüyordu.

Öğretmen bir anne ve subay bir babanın oğlu olarak 1927’de dünyaya gelen Nejat Uygur, öğrencilik yıllarında tiyatroya başlamıştı.
nejat-uygur-kimdir

Reklamlar

NEDEN İŞSİZİZ? NEDEN DEVLET MEMURU OLMAK İSTERİZ?

mehmetÜlkemizde işsiz mi çok iş mi çok herkesin kafası sanki karışmış durumda. Kimisine göre bu ülkede iş çok ama çalışacak adam yok. Yada çalışmaya gelen her şahıs kolay masa başı bir iş istediği iddia edilmekte.

Gençlerin nabzını yokluyorum ben hiç kimsenin şu okulu bitirim gider şu şirkette şu olurum dediğini görmedim. Lise mezunu olsun, Ön Lisans yada Lisans mezunu herkes devlet memuru olmanın peşinde. Sahi biz tüm okuttuğumuz öğrenciyi memur yapacağız diye bir eğitim mi veriyoruz? Elbette kimseye memur garantisi ile eğitim vermiyoruzdur. Peki soruyorum size bu gençler neden bir özel şirkette şunu yaparım diye hedefi olmuyor?

Beklide sorunu bizler en başta aramalıyız. Özel bir şirkette işe başlayan bir kişi asgari ücret dediğimiz ülkemizin şartlarına göre yani istatistiklere göre açlık sınırının altıda bir ücreti uygun görüyoruz. Yada yoksulluk sınırının altındaki bir ücreti. Tamam ilk başta az bir ücret ile başlamaya herkes evet desin ama sonra ne oluyor? Hiçbir şey! işçi gidip zam isteyemez patron o ücretin üzerine çıkmak istemez. Sendikalar mı? Sendikaya üye olursan işten çıkma  ihtimalini düşünürsen sendikaya üye olmayı bırak sokağından da geçemezsin. Ola ki sendikaya üye olduğunu farz edelim onlarımda yaptığı bir şey yok. Hâlâ asgari ücretin açlık sınırının altında, normal ücretin yoksulluk sınırının altında olduğunu hatırlatayım.

Meslek Liseleri yada Meslek Yüksek Okulları adı altında yüzlerce okul milyonlarca öğrenci yetiştiriyoruz. Peki bu öğrencileri kime yetiştiriyoruz? O zaman bizim eğitimimiz baştan yanlış baştan hatalı ki kime ne yetiştirdiğimizi bilmiyoruz. Avrupa’da nasıl yapılıyor? Meslek edinecek kişi Lisenin sanırım 2. sınıfından sonra çalışacağı şirkete kademeli olarak ücretini de alarak hem mesleği öğrenip hem çalışıp okul bitince de o şirketin elemanı oluyor. Demek ki doğrusuda bu olmalı.

Peki sanayici ve iş adamlarımız kalifiye elaman bulamıyoruz diyor. Peki siz kalifiye eleman yetiştirip şirketiniz bünyesine katmak için ne yapıyorsunuz? Hazır yetişmiş deneyimli eleman isteriz biz diyorsunuz. Peki sizler almazsanız nerede deneyim kazanacaklar? Babasının fabrikasında mı? Zaten babasının fabrikası olsa sizden iş istemezlerdi.

Bir sonuca varacak olursak devlet memurunun özel şirkette çalışandan çok kazanması. Devlet memuru oldun mu asla  işi kaybetmeme garantisi (oda ayrıca sorgulanması gereken konu). Ülkemizde özel bir şirkette ise yarın ne olacağının belirsizliği, kazandığının Açlık yada  Yoksulluk sınırı altında kalıyor olması bunları çözersek yerince iş var diyorsanız işsizde kalmaz o zaman.

:::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::

YÖRÜK HABER AJANSI ; KAYNAK GÖSTEREREK HABERLERİMİZİ İSTEDİĞİNİZ YERDE YAYINLAYABİLİRSİNİZ
YHA ve Yurtta sonhavadis gazetesi sahibi Gazeteci Yazar Mehmet GARİP

ANLAYAMADIM EN HASSAS OLANI;

kızlar

ANLAYAMADIM EN HASSAS OLANI;

ANLAMADIM ŞU DÜNYAYI,
EN HASSAS OLANINI KADINLARI KIZLARI.

KOŞARSIN PEŞİNDEN,
KIZAR NE GELİYORSUN BEN SANA NE ÜMÜT VERDİM SAYARDA SAYAR.

KOŞMAZSIN BİR GÜN GELİR ADAM OLSAN PEŞİMDEN AZ KOŞARDIN,
ODUNSUN, ÖKÜZSÜN, KÜTÜKSÜN …… DER.

BAZI ŞEYLER YAPARSIN SES ETMEZ,
AZ SÖZLERİMLE DOKUNAYIM DERSİN YA SAPIK DER YA SENDEN UMMAZDIM.

BAKAR GÖZLERİNİN İÇİNE İÇİNE,
SEN AZ CESARET BULUP HAREKET EDİNCE NAZ EDER CAZ EDER OLMADI UTANMAZ DER.

O YAPINCA HAKTIR ELLE TACİZ EDER SÖZLE TACİZ EDER,
CESARETE GELİP BİR GÜL VERSEN YADA AŞKIM DESEN ANLAYAMAZSIN SENDEN NEFRET EDER.

SEN İNCELİRSİN KOPARSIN EĞİLİRSİN BÜKÜLÜRSÜN OLMAZ DER,
GİDER GERÇEKTEN BİR ODUN …… BULUR MUTLUYUM ZANNEDER.

GERÇEKLERİ DEĞİL DUYMAK İSTEDİKLERİNİ İSTER.
YALAN SÖYLEYİP KANDIRANA İTEAT EDER EVLENİPTE GERÇEĞİ GÖRÜNCE HARP EDER.

 

MUSA EROĞLU İLE YÖRÜK ŞENLİĞİNDE RÖPORTAJ

DSC01528-Musa hocam sizi televizyonlarda göremiyoruz. Buna çok üzülüyoruz bu konuda sizin duygularınızı alacağız öncelikle.

Şimdi beni televizyonda nasıl göremiyorsun?

– Eskisi kadar çok bulamıyoruz.

Benim söyleyeceğim şeyleri kabullenecek televizyon yok’ta ondan ben magazin adamı değilim. Ben öküz burcundanım öncelikle hemen onu söyleyeyim. Televizyonlara gelince şimdi Allah aşkına ahlaktan filan söz ediyorlar sabahleyin televizyona çıkıyor çöp çatanlar akşama kadar ahlaksızlık yapıyorlar orada. Beni orada mı görmek istiyorsun? Neyse bu espriydi. Ama bunu bilelim. Televizyonlara bakan şeyin adı Ratükmü? Retük Rütük ha ü ile bunlara bilgi verenler yanlış bilgi veriyorlar sanıyorum. Oturup ta herhalde bu kanalları 50 tane kanal var. İzleyip şöyle bir ahlaksızlık var deyip bilgi vermiyorlar ki ceza yazsınlar başka bir şey yaptığı yok. Ama filmin bir kenarında küçük bir yatak odası sahnesi var orayı kesmeyi biliyorlar. Ama burada sabah çöpçatanlar insan evlendiriyor. Kadın pazarlıyorlar bilmem ne yapıyorlar. Orada reklam yani buda aday yani “Retük” orada uyuyor. Şimdi ama ben buraya Karakoyun’lu Yörüklerine Türkü söylemeye geldim beni iyi yakaladın burada. Şimdi burada kısmen eğlence gibi görünüyor ama değil. Burada bir tarih yaşanıyor. İşte ufak tefek acılar ile gülümsemeler ile çocuklarımız sipsi çalıyor bağlama çalıyor. Bir coşku var burada. Geçmişi yad ediyoruz. Şimdi şu dağın başına şuraya bakar mısınız? İnsanlar gelse şimdi kameran burayı göstersin sanatçılara hürmetten dolayı bu prefabrik evler yapıldı. Değilse gelir kamyonun içinde giyinir minibüsle gider der. Ama gelsin şu saygıya bakar mısın içinde birisi otursun ve ya oturmasın buraya bunlar yapılmış. O zaman bakınca bura bizim yurdumuz diyor  inatla diyor dün çadırımız vardı ama bu gün başka şey var. Ama bu gün başka bir şey var bu insanların hepsi şehirde yaşıyorlar. Belli bir trendleri var ama bu dağın başına geliyorlar. İşte kültür dediğimiz bu. Doğada her şey yerli yerinde de bizde bir sıkıntı var. Geliyor bu dağın başına geliyor burada mutlu oluyor. Ebesiyle nenesi ile geçmişini hatırlıyor. Biz ne yapıyoruz sanatçılar biz kültür elçisiyiz. Bulduğumuz malzemeyi getiririz burada paylaşırız. Öyle bir malzeme bulamazsak burayı nasıl anlatacağız. “Retüğün” yazdığı gibi anlatacağız bir metin yazıp bize veriyor da. “Uçma bülbül uçma” ama bülbül uçmak zorunda. “konma bülbül konma” nereye ağaç dalına e nereye konacak? Abi bakar mısın?  “Bülbülü tuttum güle bağladım bülbül feryat etti ben ağladım” oğlum bağlayacaksın neye ağlıyorsun ağlıyor sun niye bağladın? Bülbülü tutup güle bağlamayacağız. Bağlayınca ağlamayacağız. Ağlayacaksak bağlamayacağız. Bunun yolu insanın sevgiden geçer. Kültürüne sahip olmaktan geçer. Burada olmaktan mutluluklar duyuyorum. Bu hizmeti sunan insanlara belediyemize teşekkürden başka ne söyleyebilirim? Ta Antalya’nın Belek’ten geliyorlar Başkanı yöneticisi arabası her şeyi ama önce sevenler var burada. Onun için burada Türkü söylemek çok keyifli olacak. Biraz sonra görüşeceğiz.

-Musa hocam birde şey soracağım siz kendinizde bir Yörüksünüz değimli?

Tabi hareket halinde olan herkes Yörük’tür.

– Bunu bir çok insan bilmiyor.

Hayır eskiden utanıyorlardı. Bir gün biz dedim biz Sarıkeçili Yörük’üyüz dedim televizyonda yav çok ayıp oluyor siz beyefendi bir adamsınız hayır dedim beyefendilik başka şey Yörüklük başka şey. Dedim sen onu öğren sonra konuşuruz dedim. Onun için biz hareket halinde Yörük’üz ama bu harekette kazancımız şu yüzlerce kültür insanları ile karşılaşıyoruz beğeniyoruz avucumuza alıyoruz taşıyoruz başka yerde paylaşıyoruz. Onun için Yörük önemli bir sözcüktür. İçeriği daha bir önemlidir. Mutlu olacaksın. Nerede Yörük şenliği varsa orda damlayacaksın. Bizde bir atasözü var “nerede çalgı orada galgı” “Gökte düğün var merdiven aramaya gideriz. Bizim Yörükler öyle şimdi burada bir sürü insan var. Gelmiştir Ermenek’ten bilmem nereden değimli başkanım? Sayın başkanda bu arada yanımızda. Ermenek’ten gelmiş oradan gelmiş buradan gelmiş görüyorum. Bilmem ne Yörükleri. Halbuki bize yav biz neyiz Yörük’üz değimli? Efendim İstanbul beyefendilerimi geldi diyecekler tabi ki Yörükler geldi diyecek.

YÖRÜK HABER AJANSI ; KAYNAK GÖSTEREREK HABERLERİMİZİ İSTEDİĞİNİZ YERDE YAYINLAYABİLİRSİNİZ
YHA ve Yurtta sonhavadis gazetesi sahibi Gazeteci Yazar Mehmet GARİP

GEDİKLİ KÖYÜNDE TRAFİK KAZASI MEYDANA GELDİ.

DSC01811

Isparta’nın Şarkikaraağaç ilçesi Gedikli köyünde trafik kazası meydana geldi. Bir arazi aracı ile sigara şirketinin satış elamanın kullandığı araç kaza yaptı. Mehmet Şimşek yönetimindeki 32 KF 443 plakalı araç Gedikli köyünde marketlere sigara bıraktıktan sonra Kaymakam Salih Işık caddesinden gelen arazi aracı ile çarpıştı. Arazi aracının sürücüsü Mustafa Günal beraberindeki Bekir Günal yaralandı. Olay yerine gelen ambulans  ile Şarkikaraağaç devlet hastanesine kaldırıldılar. 32 KF 443 plakalı araç’ın sürücüsü Mehmet Şimşek’in sağlık durumu iyi.

 

Kazayı değerlendirecek olursak daha önceleri’de Gedikli mevkiinde geçerken görmüş olduğumuz sigara dağıtıcısının hızı yerleşim merkezinde olmasına rağmen aşırı olduğuna köylüler şahit olmuştur. Olay yerinde araçta GPS sisteminin olduğu bilgisine ulaştık kaza anındaki hızı oradan belli olacaktır.

 

Şirketlerin dağıtıcılarının aşırı hızlı gitmelerine dikkati çekmek istiyorum. Gedikli köyü mevkiinden geçmekte olan başkacada şirketlerin dağıtıcıları da hız sınırının üstünde gitmekteler. Selçuk Ecza deposuna ait dağıtıcının hızına da burada dikkat çekmek istiyorum. Şehir merkezlerinde de  aynı şekilde olduğuna yetkililerin  şirketlerin dağıtım elemanlarının kurallara daha az uymaları ve hız sınırını aşmaları konusunda bir çalışma yapmaları gerekiyor.

YÖRÜK HABER AJANSI ; KAYNAK GÖSTEREREK HABERLERİMİZİ İSTEDİĞİNİZ YERDE YAYINLAYABİLİRSİNİZ
YHA ve Yurtta sonhavadis gazetesi sahibi Gazeteci Yazar Mehmet GARİP

BEŞİNCİ PINARGÖZÜ KÜLTÜR ŞENLİĞİ YAPILDI.

DSC01782

Isparta’nın Yenişarbademli ilçesi 5. Pınargözü kültür şenliğini adına yakışır bir şekilde yaptı. Bir gün öncesinden kurulan çadırlar ve kocaman bayraklar eşliğinde Atatürk posterleri koca alanın her bir tarafını doldurmuş.

 

Gerçekten de pınar gözü kültür şenliği sözde kalmayıp Halk oyunları, Resim, Tiyatro, Türk Halk  müziği, Türk sanat müziği dolu dolu kültürel bir gün geçirdik.

 

SURİYE’DE KİME DESTEK VERMELİYİZ?

mehmetBilindiği üzere uzun zamandır Suriye’de iç karışıklıklar var. Uluslar arası mecra ise kim hangi tarafı tutacağı kargaşaya uğramış durumda. Amerika müdahale etmeyi düşünmüyor birileri müdahale etsin isterken bunu da bir Müslüman devlete bir Müslüman devlet, Türkiye’nin yapmasının taraftarı. İran, Rusya, Çin ise orada bir müdahalenin kesinlikle karşısında. Diğer batılı ülkeler ise durumdan kendilerine pay çıkarmanın peşinde hazır beklemekteler.

 

Peki gerçekten Suriye’de olanlar bir özgürlük mücadelesi mi? Kesinlikle bir özgürlük Mücadelesi olduğunu düşünmüyorum. Peki soruyorum size Orta doğuda ki bu karışıklıktan kim kârlı? İsrail değimli? İsrail’in başına musallat olan onun huzurunu bozan ülke Suriye ve Esat yönetimi değimliydi. Golan tepelerinde verilen bir mücadele yok mu idi. Söz İsrail olunca yapmacık kızmalar ve rest çekmeler ile İsrail karşıtı gibi görünüp ama İsrail’in en huzurlu dönemini yaşatmak neyin nesi? Yoksa İsrail Müslüman oldu, bizden odluda haberimiz mi yok? Yoksa ABD İsrail’in huzuru bozulursa kendi huzurunuzu siz düşünün mü dedi?

 

Evet Suriye’de beklide demokrasi olmayabilir ama bu yeni bir şey değil. Sonuçta bir çoğunsuzunda söylediği gibi seçimle gelmiş bir Esat yönetimi var. Seçim olur halk Esatı gönderir buna ne üzülürüz ne seviniriz. Bir başka devletin iç işleri bize ne. Orada muhalif kesim olduğunu iddia edilen teröristler ile Suriye yönetiminin savaşı yaşanmakta. Ülkende bir şeyleri beğenmeye bilirsin. Yönetimi beğenmeyebilirsin muhalefet edebilirsin çıkarsın sokağa yürürsün, eylem yaparsın, protesto edersin ama eline silah aldığın an sen terörist olursun. Meşru yönetimin sana silah kullanması kaçınılmaz oldur.

 

Peki kos kocaman Türkiye şimdi neden teröristleri destekliyor? Diyeceksiniz ki desteklemiyoruz. İddiadır ki geçtiğimiz günlerde Isparta Şarkikaraağaç ilçesinde hastanede sıra beklerken tanımadığım birisi ile konuşurken “teyze oğlunun Özgür Suriye ordusu saflarında savaşmaya gittiğini ve orada vurulup öldüğünü söyledi.”

 

Şimdi birde PYD (PKK’nın Suriye kolu) harekata geçti özgür Suriye ordusuna karşı savaşmaya başlamış idi çağırıp Özerklikten şimdilik vaz geçin ve Esat yıkılana kadar Esat’a karşı savaşın denildi. Peki bizim kârımız ne olacak? ABD Esat yıkılırsa sizi de yıkıp bin yıllardır olamayan bir  devlet kuracağız sözümü verdi? Umarım bu gidişat bin yıldan fazla zamandır bu topraklarda hakim olan Türklerin, Türklüğün yok olması ile sonuçlanmaz.